Dünya 11.04.2026 - 07:10

İran'dan Müzakereler İçin Kritik Şartlar: Lübnan ve Varlıklar

İran Meclis Başkanı Kalibaf, ABD ile planlanan görüşmeler öncesinde Tahran'ın kırmızı çizgilerini açıkladı. Lübnan'da ateşkes ve dondurulan varlıkların serbest bırakılması ön koşul olarak belirlendi.

İran'dan Müzakereler İçin Kritik Şartlar: Lübnan ve Varlıklar

İran'dan Müzakereler İçin Kritik Şartlar

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, İslamabad'da yapılması öngörülen önemli görüşmeler öncesinde Tahran'ın kırmızı çizgilerini kamuoyuna duyurdu. Kalibaf, müzakerelerin başlayabilmesi için Lübnan'da kapsamlı bir ateşkesin sağlanması ve İran'ın uluslararası alanda bloke edilmiş varlıklarının serbest bırakılması gerektiğini ifade etti.

Pakistan'ın arabuluculuğunda yürütülen ABD-İran diplomatik sürecinde Tahran heyetine başkanlık etmesi beklenen Kalibaf, taraflar arasında daha önce uzlaşılan ancak hayata geçirilmeyen iki temel konuya dikkat çekti. Bu şartların 'ön koşul' niteliğinde olduğunu belirten Kalibaf, 'Müzakereler başlamadan önce bu iki hususun mutlaka yerine getirilmesi elzemdir' açıklamasını yaptı.

Lübnan'da Ateşkes ve Bloke Edilen Varlıklar

Kalibaf, açıklamalarında şu ifadelere yer verdi: 'Tarafların karşılıklı rızasıyla kararlaştırılan ancak henüz uygulanmamış iki kritik konu bulunmaktadır: Lübnan'da bir ateşkesin sağlanması ve müzakereler başlamadan önce İran'ın dondurulmuş varlıklarının iade edilmesi. Görüşmelere geçilmeden önce bu iki meselenin mutlaka çözüme kavuşturulması gerekmektedir.'

İsrail Saldırıları Süreci Kırılganlaştırıyor

ABD ile İran arasında 28 Şubat'ta başlayan çatışmaların ardından 8 Nisan'da sağlanan geçici ateşkese rağmen İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını devam ettirmesi, diplomatik zemini ciddi şekilde zorluyor. Ayrıca, tarafların talepleri arasındaki derin farklılıklar da bu sürecin kırılganlığını artırıcı bir etken olarak öne çıkıyor.

11 Nisan'da düzenlenmesi planlanan görüşmelerde İran'ı Muhammed Bakır Kalibaf'ın, ABD'yi ise Başkan Yardımcısı James David Vance'in temsil etmesi bekleniyor. Bu görüşmelerdeki temel hedef, sağlanan geçici ateşkese kalıcı bir nitelik kazandırmaktır.

Trump'ın 15 Maddesi ve İran'ın Karşı Teklifi

Diplomatik sürecin başlangıcında, dönemin ABD Başkanı Donald Trump tarafından sunulan 15 maddelik bir 'çözüm paketi' yer alıyordu. Bu öneri; İran'ın nükleer programının tamamen sonlandırılması, uranyum stoklarının ülke dışına çıkarılması ve balistik füze kapasitesinin kısıtlanması gibi sert koşulları içeriyordu. Tahran yönetimi, bu teklifi 'teslimiyet belgesi' olarak değerlendirerek reddetmiş ve buna karşılık 10 maddelik kendi planını sunmuştu. İran'ın teklifinde; yaptırımların kaldırılması, sivil nükleer programın tanınması ve dondurulan varlıkların iadesi gibi başlıklar öne çıkmıştı. En dikkat çekici maddelerden biri ise Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan geçişlere yönelik yeni bir ücretlendirme sistemi önerisiydi.

ABD'den Çelişkili Açıklamalar Süreci Belirsizleştiriyor

Ateşkesin ardından Washington'dan gelen mesajlar, diplomatik belirsizliği daha da artırdı. Başkan Trump, İran'ın sunduğu teklifi 'mantıklı' bulduğunu belirtirken, Beyaz Saray ve Başkan Yardımcısı Vance aynı teklifin 'kabul edilemez' olduğunu savundu. Bu çelişkili açıklamalar, müzakereler öncesinde ABD'nin net bir pozisyon belirleyemediği yorumlarına yol açtı.

Ateşkesin En Kritik Başlığı: Lübnan Kapsamı

Ateşkesin kapsamı konusundaki en büyük anlaşmazlık, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in açıklamalarıyla gün yüzüne çıktı. Şerif, ateşkesin Lübnan'ı da kapsadığını ifade ederken, ABD Başkan Yardımcısı Vance bu iddiayı reddetti. İddialara göre, Trump başlangıçta ateşkesin bölge geneline yayılmasını desteklemiş, ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı görüşmenin ardından tutumunu değiştirmişti. Netanyahu'nun güvenlik endişeleriyle yaptığı baskının bu değişimde etkili olduğu belirtiliyor.

Sıradaki Haber Yükleniyor...

"Size daha iyi bir deneyim sunabilmek için sitemizde çerezler (cookies) kullanıyoruz.

Gizlilik